İçeriğe geç

Simav nereye bağlıdır ?

Simav’a Yolculuk: Bir Kasaba, Bir Hikâye ve Bir Rüya

Kayseri’nin yalnızlığı, Simav’ın sıcaklığına yol açar.

Bir Sabah, Bir Şehir, Bir Düş

Küçük bir kasaba, Simav, belki de bazılarımızın ne kadar uzakta olduğumuzu fark etmeden yaşadığı yerlerden biri. Kayseri’deki yaşamımı her geçen gün biraz daha yoğun hissediyor, şehrin karmaşası arasında kayboluyordum. Her gün saatlerce yürüdüğüm o caddelerde, bir şekilde bir boşluk hissi beni terk etmiyordu.

Simav’ı duymuştum, ama nerede olduğunu hiç bilmiyordum. Bir sabah, telefonumda gezinirken, bir arkadaşımın Simav’ı önerdiğini gördüm. Simav? Nerede diye düşündüm ve bir yandan da içimde derin bir merak oluştu. Bazen yerler, sesler ya da isimler, insanın duygusal bir yükünü alır, insanı bir anlık rahatlatır. Simav, bana işte o anı verdi.

Simav’ı merak etmeye başladım. Kendimi kaybettiğim o büyük şehirde, içimde bir umut uyandı. Hayatımı saran o sessiz boşluk, belki de bu kasaba dağılır, dedim.

O gün akşamına, internetten kasaba hakkında araştırmalar yapmaya başladım. Simav, Afyonkarahisar iline bağlı bir kasabaydı. Hemen bir harita açıp, yerini bulmaya çalıştım. Gözlerim simdi daha farklı bir şekilde bakıyordu; Simav’a olan o yoğun ilgimi neyleyebilirdim? Bir kasaba, bir şehirden ne kadar uzak olabilir ki? Simav’ın yeri ve adı, bir yerden birine dokunmuştu sanki.

Kayseri’nin Gürültüsünden Simav’ın Sessizliğine

Kayseri’de geçirdiğim bir gün daha, evde yalnız başıma yazı yazarken, bir an düşüncelerim Simav’a doğru kaymaya başladı. İçimden, hayal kırıklıkları, endişeler ve huzursuzluklar geçerken, bir yandan da Simav’ın sokaklarını hayal etmeye başladım. O dar, sakin caddelerde yürüdüğümü, insanlar arasında kaybolduğumu gördüm.

Kayseri’nin soğuk, gri havası ve iş yoğunluğunun içindeki boğulmuş ruh halimden sonra, Simav’a gitmek istedim. Fakat o gitmek isteyişi içimde sadece bir yer değiştirme arzusu değildi; belki de kendimi bulmayı, bu karmaşada kaybolmuş duygularımı yerli yerine koymayı umut ediyordum.

Simav’a gitmek, Kayseri’den bir adım daha uzaklaşmak gibiydi. Bu kasaba bana, sanki yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir yolculuk da sunacaktı. Öyle ya, büyük şehirde yaşarken kimse kimseyi görmez, kimse kimseyle gerçekten bağ kurmaz. O yüzden, Simav bana hem bir sığınak gibi görünüyordu hem de bir umut.

Simav’ın nereye bağlı olduğunu öğrenmek, aslında kendi içimdeki kaybolmuş bağlantıyı keşfetmek gibiydi. Bir kasaba, bir yer, bir isim… Belki de sadece buna ihtiyacım vardı; derin bir içsel bağ kurabileceğim, beni dinleyecek kimseyi bulabileceğim bir yer.

Bir Yolculuk Başlıyor

Yolculuğa çıktım. Kayseri’den otobüsle Simav’a doğru yola çıktım. Başlangıçta biraz tedirgindim. İlerleyen saatlerde, gözlerim pencereden dışarıya takıldıkça kasabanın yavaşça şekil almaya başladığını fark ettim. Simav’ın sokaklarını görmek, buradaki insanları gözlemlemek istiyordum. İnsanlar, evler, köyler birbirine benziyordu ama bir şekilde her şeyin kendine has bir huzuru vardı.

O an, kaybolmuş bir zaman diliminde gibiydim. Kayseri’nin hızlı temposunda kaybolmuşken, Simav beni kendi içine çekmişti. Burası, sakinliğiyle beni büyüleyen, aynı zamanda duygusal olarak daha özgür hissettiren bir yerdi. Kayseri’de bir türlü bulamadığım içsel huzuru, belki burada bulabilecektim.

Simav’ın her yeri bana, daha önce hissetmediğim bir duygusal rahatlama veriyordu. Günler geçtikçe, burada olmak, farklı bir dünyanın kapılarını açmak gibi hissettirdi. Ve o anda fark ettim ki, Simav’a gelmek, sadece kaybolmuş duygularımı bulmak değil, aynı zamanda içimdeki umutları yeniden yeşertmekti.

İşte Simav, bana o kaybolduğum, yerimde duramadığım Kayseri’nin gürültüsünden sonra bana sakinliği ve huzuru bulma fırsatını sundu. Belki de kaybolan ben, buradayken yeniden buldum kendimi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
grand opera bet giriş